MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlu vekilinin vekaletname aslı ya da örneğini eklemeksizin icra mahkemesine verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.HMK. nun 77/1.maddesi gereğince avukatın, dava açabilmesi için vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermesi zorunludur. Ancak, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına izin verebilir. Mahkemece verilen süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış sayılır.İİK'nun 168/5. maddesi uyarınca; kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca itirazın, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük sürede yapılması zorunlu olup bu sürenin geçirilmesi halinde takibin kesinleşmesi sonucu ortaya çıkacaktır. Yani, gecikmesinde zarar umulan bir durumun varlığı tartışmasız olup, avukatın vekaletsiz olarak itiraz etmesi ve daha sonradan hakim tarafından verilecek süre içerisinde vekaletname eksikliğini gidermesi mümkündür.
HMK.nun 90 ve 94. maddeleri mahkemeye ve taraflara belli işlemleri belli edilen sürelerde yapması için sınırlamalar getirmiştir. Bu sürelerin bir kısmı yasa metninde yer almış bir kısmı ise hakimin taktirine bırakılmıştır. Süre tayini hakimin taktirine bırakılan hallerde yapılacak işlemin niteliğine göre makul bir süre belirlenmelidir. Hakimin verdiği ve kesin olduğunu belirtildiği sürede taraf belirtilen işlemi mutlaka yapmalıdır. Sürenin bitiminden sonra belirtilen işlemin yapılması mümkün değildir. Şayet yapılmamış ise taraf bu konudaki hakkını kaybeder. Hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanan verilen sürenin hukuki sonuç doğabilmesi için yapılması gereken işlemler ve ne kadarlık sürede yapılacağı açık ve tam olarak belirtilmesi gerektiği gibi bunların yapılmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.(HGK. nun 21.9.1983 tarih 14/3447-825 sayılı kararı)Somut olayda, mahkemece borçlu vekiline vekaletname ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verilmişse de kesin süreye riayetsizliğin müeyyidesi gösterilmediğinden, kesin süreye riayetsizlik HMK. 77/1. maddesi uyarınca itirazın reddini gerektirmez.Şu hale göre, borçlu vekili 26.11.2014 tarihli duruşmada vekaletname ve yetki belgesi sunduğuna göre mahkemece itirazın esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.