MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/09/2013
NUMARASI : 2013/507-2013/635
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından keşideci şirket ve avalist şirket ile şirket ortakları aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmış, keşideci borçlu şirket ve avalist şirket tarafından iflasın ertelenmesi davasındaki tedbir kararı uyarınca ortakların hisselerinin haczedilemeyeceği belirtilerek, hisseler üzerindeki hacizlerin kaldırılması talebiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuştur.
Keşideci borçlu D... Orman Ürünleri İç ve Dış Tic. AŞ. ve avalist borçlu Ö.. Ş.. ile beraber şirket ortaklarının da takibe dayanak bonoda avalist olarak yer aldıkları görülmektedir
Borçlular D... Orman Ürünleri İç ve Dış Tic. AŞ. ve Ö.. Ş.. adına açılmış olan iflasın ertelenmesi davasında Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/1554 E. sayılı dosyasında 21.12.2012 tarihli ara kararıyla İİK'nun 179/a ve 179/b maddelerindeki sınırlamalar dikkate alınmak suretiyle borçlu şirketler aleyhine açılmış ve açılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmiştir. İİK'nun 179/a ve 179/b maddeleri uyarınca iflasın ertelenmesi davasındaki tedbir kararı sadece hakkında tedbir kararı verilen şirketler aleyhine yapılacak icra takipleri ile ilgili olarak sonuç doğurur. İflasın ertelenmesi davasındaki tedbir kararı sübjektif nitelikte olup sadece haklarında karar verilenler için hüküm ifade eder. Aleyhlerine takip yapılan şirket ortakları ise senette avalist olup bunlar hakkında verilmiş bir tedbir kararı olmadığından, şirketler hakkında verilen tedbir kararı borçlu ortaklar hakkında hüküm ifade etmez.
İİK'nun 179/a ve 179/b maddelerinde öngörülen tedbirler, iflasın ertelenmesi davasında iflas etme durumuna gelmiş olan şirketlerin malvarlıkları ve gelişimleri göz önüne alınarak kendilerini toparlamaları ve iflas durumundan çıkarak ekonomik faaliyetlerine devam etmelerini sağlamak için getirilmiş düzenlemelerdir. Bu tedbir ve düzenlemelerden şirket tüzel kişilikleri dışında şahısların faydalanması mümkün değildir.
Ayrıca iflasın ertelenmesi davasındaki tedbir kararları şirketin ticari faaliyetinin devamına yönelik olup, şirketin ortaklarının değişmesi suretiyle şirketin el değiştirmesi bu duruma engel değildir. Borçlu şirket ortaklarının borçları sebebiyle hisselerinin satılmasının iflasın ertelenmesi davasında şirkete olumsuz etkisi olmaz.
Belirtilen sebeplerle avalist şirket ortaklarının borçlarından dolayı hisselerine konulan hacizlerin kaldırılmasına ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy