MAHKEMESİ : Selçuk İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2013
NUMARASI : 2013/40-2013/92
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlunun haline münasip evinin haczedildiğini belirterek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabul edilerek şikayetçi borçlunun taşınmazı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil ederler.
Somut olayda, borçlunun aynı takip dosyasına ve aynı taşınmaza ilişkin olarak 05.09.2012 tarihinde meskeniyet şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu, Selçuk İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10.05.2013 tarih ve 2012/71 E-2013/25 K. sayılı kararı ile keşif kararında belirtilen giderin kesin sürede yatırılmadığından şikayetin reddine karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği ve taraflarca temyiz edilmediği anlaşılmaktadır. Söz konusu ilamın tarafları ile konusunun, temyize konu karar ile aynı olduğu görülmüştür.
Bu durumda anılan icra mahkemesi kararı aynı konuda yapılan diğer şikayet yönünden kesin hüküm teşkil edeceğinden, mahkemece kesin hüküm nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy