MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/01/2014
NUMARASI : 2013/180-2014/12
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, borçlunun, senedin vade kısmındaki tarih ile ödeme tarihi bölümündeki tarih arasında uyumsuzluk olduğunu, senedin kambiyo senetlerinden sayılamayacağını, senet üzerinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, senette çift vade olduğu gerekçesiyle İİK'nun 170/a maddesine göre takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK'nun 298. maddesi). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza ve ya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Takibe konu bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK.nun 690.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 615.maddesi hükmüne göre; "poliçe görüldüğünde, görüldüğünden muayyen bir müddet sonra veya keşide gününden muayyen bir müddet sonra ya da muayyen bir günde ödenmek üzere keşide olunabilir. Vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden vadeleri gösteren poliçeler batıldır…" Ayrıca vade tarihinin tanzim tarihinden önceki bir tarih olması halinde de senet bono niteliğini taşımaz.
Somut olayda takibe konu bono üzerinde vade tarihi olarak 10.11.2 tarihinin belirtildiği, bu tarihin üzerinin çizildiği, bu hususun keşideci tarafça paraflanmadığı, ödeme tarihi olarak 25.11.2012 tarihinin yazıldığı, senedin yazı kısmında da "yirmi beş kasım 2012" tarihinin vade tarihi olarak belirtildiği, senedin düzenlenme tarihinin ise 02.03.2012 olduğu görülmektedir. Senedin vade tarihindeki değişikliğin yanında keşideciye ait herhangi bir paraf ya da imza mevcut değildir. Bu durumda yapılan değişiklik geçersiz olduğundan, vade tarihi kısmında 10.11.2 olduğunun kabulü gerekir. Bu tarihin ise geçerli bir tarih olmaması nedeniyle bonoda çift vade olduğundan söz edilemez.
O halde, takibe konu bonoda tek vade olup, bu haliyle bono tüm yasal unsurları taşıdığından mahkemece buna dair istemin reddi ile borçlunun itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu imzaya ilişkin itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy