MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu ...'in borcundan dolayı alacaklının talebi üzerine, ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2639 Esas sayılı takip dosyasından, haciz için ... İcra Müdürlüğü'ne yazılan talimat doğrultusunda haciz işlemi yapılmak üzere adrese gelindiğinde, borçlunun babası ...'in beyanı da alınarak haciz işleminin gerçekleştirilmediği, alacaklı tarafından haciz işlemini yerine getirmeyen talimat icra müdürlüğünün bu işleminin şikayet konusu edildiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 85/1. maddesi uyarınca; icra müdürlüğünce, borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta bulunan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı, haczedilecektir (HGK. nun 10.06.2009 tarih ve 12-213/244 sayılı kararı).
İİK'nun 82. maddesine 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen son fıkrada yer alan durum dışında, kural olarak icra müdürünün haciz talebini yerine getirme konusunda herhangi bir takdir yetkisinin bulunmadığının kabulü gerekir.
Somut olayda, asıl icra dairesince yazılan 27.10.2014 tarihli haciz talimatında, "...İİK'nun 96.,97. ve 99. maddeleri dikkate alınarak öncelikle talimat adresinin, alacaklı veya vekilinin göstereceği adreslerin borçluya ait olup olmadığının tespiti ile tespit neticesinin haciz zaptına dercedilmesine, borçluya ait olmadığının anlaşılması halinde, alacaklı veya vekilinin haciz mahallinde talebi alınarak hacizde ısrarlı olup olmadığının sorularak talebinin haciz zaptına dercedilmesine..." şeklinde belirtildiği ve borçlunun talimatta geçen adresinde yapılan 27.10.2014 tarihli hacizde, adresin açıkca borçluya ait olmadığının tespit edilmediği görülmekle yazılan haciz talimatı ile bağlı olan talimat icra müdürlüğü, haciz işlemini gerçekleştirmek zorundadır.
Öte yandan alacaklı ya da vekilinin haciz sırasında hazır bulunması zorunlu olmayıp, alacaklı o adreste haciz yapılmasını istediğine göre orada haciz yapılmasında ısrarlı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece alacaklının şikayetinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy