MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davadışı borçlular ve davacı hakkında alacaklı tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.06.2008 tarihli ihtiyati haciz kararı üzerine 19.06.2008'de genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı, borçlunun süresinde takibe itiraz etmesine ve alacaklının süresi içinde açmadığı itirazın iptali davasının derdest olmasına rağmen taşınmaz üzerine konulan hacizlerin devam ettiği belirtilerek kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece ihtiyati haciz kararının ticaret mahkemesince verilmiş olduğundan bahisle kaldırılması talebinin kararı veren mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Borçlunun talebi İİK.nun 264. maddesinde düzenlenen ihtiyati haczi tamamlayan merasime uyulmadığı gerekçesiyle ihtiyati haczin düştüğüne ilişkindir.
İİK'nun 264. maddesi ihtiyati haczin koşullarını ve ihtiyati haczin devam etmesi için gerekli işlemlerin nelerden ibaret olduğunu düzenlemektedir. Bu maddenin 1. fıkrası uyarınca ihtiyati haciz dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel uygulanmış ise alacaklının, haczin uygulanmasından, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunması ya da dava açması zorunludur.
Yine İİK.'nun 266. maddesinde de ''Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, borçlunun başvurusu icra takibine başlandıktan sonra olup mahkemece şikayetin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy