MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imza itirazında bulunduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra İflas Kanunu'nun 170/a maddesi uyarınca; süresinde yapılan şikayet veya itiraz üzerine mahkemece, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan senedin kambiyo vasfında olup olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip bulunup bulunmadığı hususları re’sen nazara alınmalıdır.
6102 sayılı TTK’nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Düzenleme yeri olarak, idari birim adı (il, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda; takip dayanağı 16.08.2013 düzenlenme tarihli, 01.08.2014 vade tarihli ve 125.000,00 TL bedelli bonoda düzenlenme yeri olmadığı gibi, 6102 sayılı TTK'nun 776/1-f bendi gereğince düzenleyenin adının yanında herhangi bir idari birim adının bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, düzenlenme yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı bulunmamaktadır. Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda senette düzenlenme yerinin bulunmadığını ileri sürmemiş ise de, Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile de benimsendiği üzere, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince bu hususun icra mahkemesince res'en nazara alınması zorunludur.
O halde mahkemece, İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi suretiyle itirazın esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.