MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 21.10.2014 tarih ve 2014/18520-24527 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlunun, ödeme emrinin alacaklının kiracı olarak işlettiği adrese çıkartıldığını, kendi mernis adresinin ise başka adres olduğunu, Bekir isimli çalışana yasaya aykırı şekilde tebligat yapıldığını ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, mahkemece borçlunun tebligat yapılan otelin ortağı olduğu ve tebligatın Tebligat Kanunu'nun 17.maddesine uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile istemin evrak üzerinden incelenerek reddine karar verildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun gerçek kişilere işyerinde tebliğe ilişkin 17. maddesinde, “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, tebligat yapılan adresin, muhatabın devamlı olarak mesleğini ya da sanatını icra ettiği işyeri adresi olması gerekmektedir.
Somut olayda borçlu adına “... ....” adresine çıkartılan tebligat, 15/11/2013 günü, muhatabın iş nedeniyle adres dışında olduğundan daimi işçisi olduğunu beyan eden ...'ya imzası alınarak tebliğ edildiği şerhi ile yapılmıştır.
Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar göz önünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik iddia, mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, öncelikle duruşma açılarak şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan dosya üzerinden karar verilmesi usule aykırıdır(HGK.nun 2003/12-600 E. - 2003/606 K.).
O halde, şikayetin niteliği gereği duruşma açılıp, taraf teşkili sağlandıktan sonra, borçlu tarafından tebligatın, alacaklının işletmesini yaptığı otelde yapılamayacağını iddia ettiğine göre, HGK kararı uyarınca borçlunun ileri sürdüğü hususlarla ilgili deliller toplanarak ispatlamasına imkan tanınmalı ve tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle kararın bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.10.2014 tarih ve 2014/18520-24527 sayılı onama ilamının kaldırılmasına... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 17.01.2014 tarih ve 2014/35-27 sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 29.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy