MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvurusunda, icra dairesinin yetkisine itirazının yanında, takibe konu çek bedelinin ödenmesi üzerine çeki keşideciye iade ettiğini, keşidecinin ise keşide tarihini değiştirerek çeki tekrardan tedavüle koyduğunu, bu nedenle sorumlu olmadığını ileri sürerek borca itiraz ettiği ve takibin iptalini istediği, anlaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulu’nun, 15.01.2014 tarih ve 2013/12-476 esas 2014/5 karar sayılı kararında, ihtiyati haciz kararının verildiği mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinde takip yapılabileceğine ilişkin İİK.nun 50. maddesi yollaması ile kıyasen uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nun 12.maddesinin, 6100 Sayılı HMK’da karşılığı bir düzenleme bulunmadığı ve bu nedenle, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra bu kararı veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesinin, sırf o yer mahkemesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi nedeniyle yetkili hale gelmeyeceğinin kabul edilmesi üzerine, Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin, icra takibi için yetkili hale gelmeyeceği sonucuna varılmıştır. Buna göre ihtiyati haciz kararının icra dairesinin yetkisinin belirlenmesinde etkisi olmayacağından, mahkemece yetki itirazının bu nedenle reddi yerinde değil ise de aleyhe bozma yasağı nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
Takip dayanağı çekin incelenmesinde borçlunun çekin lehtarı, alacaklının ise yetkili son hamil olduğu ve arada ciroların bulunduğu, borçlunun itirazına dayanak yaptığı 19.06.2013 ve 18.12.2013 tarihli belgelerin ise 3. kişi ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş olup, alacaklının herhangi bir imzasının bulunmadığı görülmüştür.6102 sayılı TTK.nun 818. maddesinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 687. maddesi gereğince borçlu, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri müracaatta bulunan yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak, aynı maddeye göre hamil, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ederse bu kural uygulanmaz. Bir başka anlatımla, borçlu şahsi def’ilerini hamile karşı ancak bu koşul ile ileri sürebilir.Bu durumda, borçlu icra mahkemesine başvurusunda TTK.nun 687.maddesinde belirtildiği gibi alacaklı hamilin çeki iktisap ederken bile bile zararına hareket ettiğini iddia ve ispat etmediğine göre mahkemece itirazın reddi yerine yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy