MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizine ilişkin dilekçenin reddini mutazammın 04/12/2014 tarih, 2014/23802-29341 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki 3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, üçüncü kişi konumunda bulunan davalının, İİK'nun 89/1. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine karşı süresinde yapmış olduğu itirazın gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülerek davalının İİK'nun 338. maddesi gereğince cezalandırılmasını ve İİK'nun 89/4. maddesi gereğince fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak şimdilik 5.000,00 TL tazminat talep edildiği, mahkemece, istemin kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı üçüncü kişinin temyiz isteminin Dairemizce, uyuşmazlık konusu değerin 5.440,00 TL'yi geçmediğinden temyiz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinde;
Alacaklının talebi, İİK'nun 89/4. maddesi gereğince fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak şimdilik 5.000,00 TL tazminat istemine ilişkin olup, icra mahkemesince İİK'nun 89/4. maddesine göre tazminatın miktarı Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.02.2013 tarih ve 2010/434 E. 2013/218 K. sayılı ilamı ile borçlu lehine hüküm altına alınan 32.640,88TL üzerinden belirlenmiştir. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Bu durumda, İİK'nun 363.maddesi gereğince alacağın tamamı 5.440,00 TL'yi geçtiğinden temyizi kabil bir karar olup, esasının incelenmesi gerektiğinden, davalı üçüncü kişinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04/12/2014 tarih ve 2014/23802 E.-29341 K.sayılı kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verildi.
Davalı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
İİK'nun 89/4. maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" düzenlemesi yer verilmiştir. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK'nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; İcra Mahkemesince, ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/2715 Esas sayılı takip dosyasında alacaklı tarafından davalı üçüncü kişiye 54.806,93 TL alacak için 07.03.2013 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği ve davalı üçüncü kişi tarafından bu haciz ihbarnamesine 08.03.2013 tarihinde cevap verildiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.02.2013 tarih ve 2010/434E. 2013/218 K. sayılı ilamı ile takip borçlusu lehine hüküm altına alınan 32.640,88 TL nin 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği tarih itibariyle davacının alacağının davalı üçüncü kişinin uhdesinde bulunmasına rağmen haciz ihbarnamesine olumsuz yanıt verildiği ve alacaklının zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin alacaklının yararına İİK'nun 89/4.maddesine dayalı olarak tazminata hükmedilebilmesi için; borçlunun haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, muaccel bir alacağının bulunması zorunludur. .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle henüz kesinleşmediğinden maddi anlam da istenebilir alacak bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, alacaklı haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi itibariyle borçlunun davalı üçüncü kişi sigorta şirketinden kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının bulunduğunu ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy