MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçiler tarafından sair fesih nedenleri ile birlikte icra dosyasında satışa dair tebligatların yapılmadığı ve satış yapılan dosyaya, haciz alacaklısı olan şikayetçi .... taşınmaz üzerindeki haczinin düştüğünün bildirildiği ileri sürülerek 18.03.2014 tarihli ihalenin feshi talep edilmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10073 esas sayılı dosyasından şikayetçilerden ...'in bilinen adresine 21.09.2007 tarihinde icra emri bizzat tebliğ edilmiş, bundan sonra aynı adrese çıkan kıymet takdirine ilişkin tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine tebligatlar, tebliğ tarihi itibari ile yürürlükte olan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılmıştır. Ancak, 12.04.2013 tarihinde bu defa borçlunun mernis adresinin tespit edilmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrası uyarınca icra emri ve ekleri tebliğe çıkarılmış, satış dosyasına yazılan talimatta ise borçlunun yeniden tespit edilen “....” mernis adresi belirtilerek, tebligat yapılamaması halinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca satış ilanının tebliğ edileceği belirtilmiş, ayrıca Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre de tebligat çıkacağı yazılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun "Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği'nin 25. maddesinde; "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" düzenlemesi yer almaktadır. Mevcut düzenleme karşısında öncelikle kendisine tebliğ yapılacak şahsın adreste bulunmadığı tespit edilerek mazbataya yazılmalı, daha sonra aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine tebligat yapılmalıdır.
Talimat doğrultusunda borçlu ...'in eski adresine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre çıkan satış ilanına ilişkin 03.02.2014 tarihli tebligat, aynı tarihte borçlunun adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinin olması sebebi ile usulsüzdür.
Bununla birlikte, borçlunun en son mernis adresine, Tebligat Kanunu'nun 21.maddesi uyarınca yapılacağı ihtarı ile çıkartılan satış ilanı tebligatı da “muhatap ile birlikte aynı konutta oturan amcası ... imzasına tebliğ edildi” şerhi ile yapılmış olup, somut olayda posta memuru tarafından Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi uygulanmadığı gibi, borçlunun adreste bulunmadığı belirtilmeksizin doğrudan birlikte oturduğu amcasına yapılmış olduğundan usulüne uygun değildir.
Öte yandan, somut olayda şikayetçi ... İİK'nun 100.maddesi kapsamında dosyaya adresi bildirilen haciz alacaklısı konumunda olduğu, ancak temlik alacaklısı olduğu Ankara 29.İcra Müdürlüğü'nün 2007/9662 esas sayılı dosyasından sehven haczinin düştüğünün bildirildiği, şikayetçinin aynı zamanda Ankara 7.İcra Müdürlüğü'nün 2011/4407 esas sayılı dosyasında da haciz alacaklısı olması nedeni ile satışa dair talimatta “....” adresinin belirtildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz. Somut olayda şikayetçi ... adına çıkan satış ilanına ilişkin tebligatın posta memuru tarafından, 05.02.2014 günü adresin sürekli kapalı olması nedeni ile tebliğ imkansızlığı olduğu şerhi düşülerek TK'nun 21/2.maddesi uyarınca yapıldığı görülmektedir. Bu durumda şikayetçinin mernis adresine daha önce çıkıp iade edilen bir tebligat olmadığı ve tebligat zarfına TK'nun 21/2.maddesinin uygulanacağı şerhi yazılmadığı halde TK'nun 21/2.maddesinin uygulanması da usulsüzdür.
İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya ve adresi bildirilmiş olan tapu sicilindeki ilgiliye tebliğ edilmelidir. Satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy