MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu belediye hakkında yapılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlu belediye vekilinin icra mahkemesindeki başvurusunda, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca belediye mallarının haczedilemeyeceğini ileri sürerek belediyeye ait Halkbankası hesabı, üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiş, mahkemece, davacı tarafın şikayetinin kısmen kabulüne, Türkiye Halk Bankası ... Şubesi'ndeki,... ve ... Nolu hesapları üzerindeki takip dosyasına konulan hacizlerin kaldırılmasına, diğer şikayet konusu hesaplara yönelik şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, Dairemizce; ... ve ... numaralı hesaplara ilişkin olarak Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilirkişiden ayrıntılı rapor alınarak, hesaptaki paraların, vergi, resim, harç veya bu hükümde olmaları halinde haczedilemeyeceği, hesabın havuz hesabı olduğunun belirlenmesi halinde ise haczinin mümkün olduğu hususları değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekir...” gerekçesi ile kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak, 6552 SY'nın 121. ve 123. maddeleri ile Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin değiştirilerek haciz için ön şart getirildiği, yasanın geçici 8. maddesine göre değişikliğin devam eden icra takiplerine de uygulanabileceği gerekçesi ile işlem yapılmak üzere davanın reddine karar verilmiştir.29116 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa'nın 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesine eklenen son fıkra uyarınca; icra dairesince önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal göstermesinin istenmesi, on gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi halinde, alacak miktarını aşmayacak veya kamu hizmetlerini aksatmayacak şekilde haciz işlemlerinin yapılması gerekir.
6552 sayılı Yasa'nın 123. maddesi ile 5393 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca ise; yasanın yürürlük tarihinden önce konulan hacizlerin kaldırılabilmesi için, borçlu belediye tarafından icra dairesine borç miktarını karşılar değerde mal bildirilmesi ve icra müdürlüğünce borçlu tarafından bildirilen malların değerleri belirlendikten sonra üzerlerinde haciz veya takyidat bulunup bulunmadığı hususları dikkate alınarak borç miktarını karşılayıp karşılamadığı değerlendirilerek sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekir. İcra müdürlüğü tarafından yapılacak işlem ve alınacak kararlara karşı İİK'nun 16. maddesi uyarınca icra mahkemesine başvurulması halinde ise, icra müdürlüğünce verilen karar veya yapılan işlemlerin 5393 Sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine uygun olup olmadığı mahkemece denetlenecektir.Anayasa Mahkemesi'nin 17.06.2015 tarih ve 2014/194-2015/55 sayılı, Resmi Gazete'nin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayınlanan kararında; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesine, 10.09.2014 tarihli ve 6552 Sayılı Kanun'un 121. maddesiyle eklenen fıkranın birinci cümlesinin "... ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır" ibaresi ve ikinci cümlesinin "... veya kamu hizmetlerini aksatacak..." ibaresi ile 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.6552 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce haciz konulmuş olup, söz konusu hacizler geçerlidir. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu ise, 6552 sayılı yasa ile 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddesindeki değişiklik tarihinden öncesine ait olup Anayasa Mahkemesi de yasanın geçici 8. maddesini iptal ettiğinden anılan yasa maddesi artık şikayete konu takip dosyasındaki haciz işlemlerine uygulanamaz bu nedenle söz konusu hacizler geçerlidir. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu ise, 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddesindeki değişiklik tarihinden öncedir. Borçlu şikayeti, 6552 Sayılı Kanun'un 121 ve 123. maddeleri ile getirilen 5393 Sayılı Kanun'un 15. maddesinin (ek) son fıkrası ile geçici 8. maddesi gereğince haczin kaldırılması istemine ilişkin olmayıp, borçlu vekili bu değişiklikten önceki 5393 Sayılı Kanun'un 15/son ve İİK’nun 82. maddeleri gereğince haczedilmezlik şikayetinde bulunmuştur.Buna göre haczedilen banka hesaplarının kamu hizmetinde kullanıldığı nedeniyle, 5393 sayılı Yasa'nın değişiklikten önceki 15/son maddesine dayalı olarak yapılan haczedilmezlik şikayetinin yargılaması sırasında, borçlu, 6552 sayılı Yasa'nın 123. maddesi ile 5393 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 8. maddesine dayalı olarak doğrudan icra mahkemesinden haczin kaldırılmasını isteyemeyeceği gibi, mahkemece de anılan hüküm re’sen nazara alınarak doğrudan uygulama yapılamaz. Zira 6552 sayılı Kanun ile getirilen bu hükümlerin birinci derece muhatabı ve uygulayıcısı, icra müdürlüğüdür.Bu durumda mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda 5393 sayılı Yasa'nın değişiklikten önceki 15/son ve İİK’nun 82. maddesi gereğince, haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy