MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe başlandığı, borçlunun kıymet takdirinin tebliği ile hacizden haberdar olduğunu, daha önce usulüne uygun tebliğ yapılmadığının ... ili, ... ilçesi, 137 ada, 15 parselde kayıtlı taşınmazın haline münasip evi ve diğer taşınmazların da kendisiyle ailesinin geçimi için zorunlu tarım arazisi olduğunu belirterek icra mahkemesine haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu, mahkemece, meskeniyete konu taşınmaz üzerinde zorunlu olmayan ipotek tesis edildiği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği şikayete konu tarım arazileri ile ilgili olumlu veya olumsuz bir hüküm tesis edilmediği anlaşılmaktadır.Takip dosyasının incelenmesinde, borçluya Mernis adresi kaydı ile TK 21/2. maddesi uyarınca hacze ilişkin 103 davetiyesinin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir" denilmiştir. Bu yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz. Söz konusu tebligatta tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin bir şerh verilmediği, sadece Mernis adresi olduğunun belirtildiği anlaşıldığından 103 davetiyesi tebligatı usulsüzdür. Borçluya kıymet takdiri 27.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, borçlu tarafından bu tarihten itibaren 7 günlük şikayet süresinde 04.03.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurulmuştur.Borçlunun meskeniyet iddiasının incelenmesinde, meskeniyet iddiasına konu taşınmaz üzerinde hacizden önce 19.11.2008 tarihinde su ürünleri kredisinin teminatı olarak Ziraat Bankası lehine ipotek tesis edildiği, borcun kefil ... tarafından ödenmesi sebebiyle ipoteğin ...'na devredildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için, ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi, bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyct iddiasında bulunmasını engeller. İpoteğin ödeme nedeniyle bir başkasına devri zorunlu olarak kurulup kurulmadığına ilişkin sonuca etkili değildir. Bu sebeple Mahkemece, taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğe dair ipotek akit tablosu, resmi senet ve kredi sözleşmesi ilgili bankadan istenilip, yapılacak inceleme sonucunda ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekmektedir.Borçlu tarafından, meskeniyet iddiasına konu Balıkesir ili, Erdek ilçesi, 137 ada, 15 parselde kayıtlı taşınmaz dışındaki taşınmazlar yönüyle de İİK'nun 82/1-4. maddesi uyarınca kendisinin ve ailesinin geçimi için zorunlu tarım arazisi olduğu belirtilerek haczedilmezlik şikayetinde bulunulmuş, Mahkemece bu talebe ilişkin hüküm kurulmamıştır. İİK.nun 82/1-4. maddesi uyarınca borçlunun kendisi ve ailesinin geçimi için zaruri olan tarım arazisi haczedilemez. Borçlunun bu maddeden yararlanabilmesi için asıl uğraşısının çiftçilik olması gerekir. Başka bir anlatımla geçimini çiftçilik ile temin etmelidir. Bunun için borçlunun bizzat kendisinin ziraat yapması zorunlu olmayıp tarım arazisini ortakçıya (yarıcıya) vermek suretiyle işletmesi halinde de bu madde uyarınca haczedilmezlik şikâyetinde bulunabilir. Asıl işi çiftçilik olan borçlunun yan gelir elde etmek amacıyla yan işler yapması çiftçilik sıfatını ortadan kaldırmaz. Buna göre mahkemece borçlunun tüm delillerinin sorularak toplanması ve mahallinde keşif yapılıp fiili durumun tespit edilmesi ile borçlunun asıl uğraşısının çiftçilik olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında borçlunun İİK'nun 82/1-12. maddesinde düzenlenen meskeniyet ve İİK'nun 82/1-4. maddesi uyarınca kendisinin ve ailesinin geçimi için zorunlu tarım arazisi iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetlerinin incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, meskeniyet şikayetinin reddine karar verilmesi, tarım arazilerine yönelik haczedilmezlik şikayeti konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.