MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, tebliğ tarihinin 10.12.2014 olarak düzeltilmesini ve bono bedelinin ödendiğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; borçlunun mernis adresine T.K. 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılmadan “mernis adresi” şerhi düşülerek T.K. 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir” denilmiştir. Bu Yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran mercii tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 21/2.maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda; şikayetçi borçlu adına çıkartılan örnek 10 ödeme emrinin “...” adresine tebliğe çıkarıldığı, dağıtıcı tarafından 29.02.2015 tarihinde “Muhatabın tevziat saatlarinde adreste bulunmaması sebebiyle, TK.'nun 21/2.maddesi gereğince mahalle muhtarlığına tebliğ edildi 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. Durumdan komşuna haber verildi” denilerek tebliğ işleminin tamamlanmış olduğu, tebliği çıkaran mercii tarafından bu adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğu için tebligatın TK.'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiğine ilişkin bir şerhin verilmediği anlaşılmıştır.
Tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için tebligatın TK'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine göre yapılması gerekirken, dağıtıcının kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre yapması kanuna aykırıdır.
O halde, mahkemece şikayetin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
L.B.
Full & Egal Universal Law Academy