MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular ... - ... ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Meltem Duyan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine, borçlu Marinaverde ..... vekili icra mahkemesine başvurarak, dayanak çekin keşide tarihinin 20.04.2009 olmadığını, tarihin değiştirildiğini, keşide tarihindeki düzeltme ve parafın şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini iddia ederek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre parafın şirket yetkilisi ...'na ait olmadığı gerekçesiyle takibin İİK'nun 170/a madde gereğince iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda borçlu vekili tarafından sunulan 25.10.2007 tarihli imza sirkülerine göre; takip konusu çeklerin tanzim tarihinde ..., ... ve ...'un şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili kılındıkları görülmüştür.
O halde mahkemece, itiraz edilen parafın yukarıda isimleri yazılı diğer şirket yetkilileri ... ve ...'a ait olup-olmadığı yönünde de imza örneklerinin toplanarak çekte borçlu şirket adına atılan parafın adı geçen kişilere ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, sadece ... yönünden imza incelemesi yapılarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2-Borçlular ... ve ...'nun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlu cirantalar vekili, mahkemeye başvurusunda, takip dayanağı çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığını, düzeltme yanındaki paraf imzanın keşideciye ait olmadığını ileri sürmüş, mahkemece, keşide tarihindeki paraf imzaya ancak keşidecinin itiraz edebileceği, cirantanın itiraz hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
HMK.nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki kazıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Anılan imzaya veya paraf imzasına itiraz halinde, mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. Borçlunun söz konusu itirazları sabit olduğu takdirde; çekin TTK.nun 796. ve 808. maddelerinde (Eski TTK.nun 708. ve 720.) öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılacak ve İİK.nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilebilecektir.
Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve paraf imzanın da sahte olduğu yönündeki itirazlar bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılmalıdır. Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir. Ayrıca bu durum çekin vasfını etkileyen bir husus olduğundan keşideci dışındaki tarafların da itirazda hukuki yararları vardır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece, çekin düzeltilen keşide tarihi yanındaki "paraf" imzasının, keşideci bölümünde mevcut keşideci imzası ile mukayese edilerek, aynı el ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, farklı olduğunun tespiti halinde, senedin keşide tarihi, tahrifattan önce yazılmış olan şekli ile kabul edilip, bu haliyle muhatap bankaya süresinde ibraz edilip edilmediği belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu konuda cirantanın itiraz hakkının bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : 1- Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle alacaklının lehine,
2- Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle borçluların lehine İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca(BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.