MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte borçlunun icra mahkemesine başvurusunda 25/10/2010 tarihinde yapılan ödeme emrine ilişkin tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 04/09/2014 olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece tebligatın usulüne uygun yapıldığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Bilinen Adreste Tebligat” başlığını taşıyan 10.maddesinde; “Tebligat tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.” hükmü yer almaktadır.Tebligat Tüzüğünün 13.maddesinin 1.fıkrasına göre; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa kendi müracaatı, diğer alakalıların bildirmesi, mevcut vesaik tahkikat veya sair suretlerle bilinen en son adresinde yapılır.”Yukarıdaki hükümler gereğince, tebliğ yapılmak istenen kişinin bilinen en son adresine tebligatın çıkartılması gerekmektedir.Somut olayda; örnek 7 nolu ödeme emri borçluya nüfus kayıt sisteminde kayıtlı olan ... Sok. ... adresinde 21/06/2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve bila tebliğ iade edilmesi üzerine ticaret sicil adresi olan ... Sok. ...adresine tebliğ edilmiş buradan da bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adres olan ticaret sicil adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmış olup, takibin dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde ise borçlu tarafından bildirilen adresin ... Mah. ... Cad. ... olması karşısında, borçlunun bilinen en son adresi, belirtilen bu adres olup, yukarıda açıklanan ilke uyarınca, bilinen bu adrese hiçbir tebligat yapılmadan nüfus kayıt sistemindeki ve ticaret sicilindeki adresine yapılan tebligatların iade gelmesi üzerine ticaret sicil adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilmesi olanaklı değildir (Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2009 tarih ve 2009/12-408 Esas, 2009/486 Karar sayılı kararı).Bununla birlikte, usule aykırı tebliğin hükmü, Tebligat Kanunu'nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53.maddelerinde düzenlenmiş olup, sözü edilen maddelerde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ödeme emri tebliğ tarihinin ıttıla tarihi olduğu belirtilen 04/09/2014 olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy