MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu ... tarafından diğer fesih nedenleri ile birlikte satış ilanı tebligatının usulüne uygun yapılmadığı ileri sürülerek, ... İcra Müdürlüğü'nün 2006/14710 Esas sayılı dosyasından adı geçen borçlunun kayden maliki olduğu ... Köyü'nde bulunan 33 parsel numaralı taşınmazın 2/12 payına ilişkin olarak 02.03.2015 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez.
Somut olayda, şikayetçi borçlu ...'nun 29.01.2015 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ederek alacaklı ... hakkında şikayetçi olduğu, borçlunun şikayet dilekçesinde ''...gayrimenkulüme koydurtmuş olduğu icrayı satışa çıkarmış olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım...'' şeklinde beyanının yer aldığı, yine borçlunun, Savcılığın 2015/5866 soruşturma no'lu dosyasından alınan 29.01.2015 günlü ifadesinde, aynen ''............ İcra Müdürlüğü'nün 2006/14710 Esas sayılı dosyasında hakkımda icra takibi yaptı. ...daki 6,5 dönüm portakal bahçemi satılığa çıkarttı. Ben bununla ilgili olarak icra müdürlüğüne itirazda bulunacağım...'' dediği görülmektedir. Bu haliyle, borçlu ...'nun, gerek şikayet dilekçesinde ve gerekse savcılıkta verdiği ifadesinde, adına kayıtlı taşınmazın satışından haberdar olduğunu açıkça beyan ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre; şikayetçi borçluya 27.01.2015 tarihinde yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olsa dahi, şikayetçi 29.01.2015 tarihinde ve satıştan makul süre önce satışı öğrendiğinden, satış ilanının 29.01.2015 tarihinde şikayetçiye tebliğ edildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, şikayetçiye satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun yapılmaması nedeni ile ihalenin feshine karar verilemeyeceği açıktır.
O halde, mahkemece, borçlu tarafından ileri sürülen diğer fesih nedenlerinin esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü ile ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy