MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının, dairemizce onanmasını müteakip karar düzeltilmesi istemi üzerine 2015/129-2246 sayılı ilamıyla bu istem kabul edilmekle ilk karardan dönülmüş ve onama kararı kaldırılarak davanın reddine ilişkin mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, bu karar alacaklı tarafından karar düzeltme yoluyla yeniden daireye gelmekle dava dosyası Tetkik Hakimi tarafından incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Usul hukukumuzda karar düzeltme yolu, olağan kanun yollarından olup; kanunda gösterilen sınırlı haller için düzenlenmiş; koşulları açıklanmıştır. Her ne kadar karar düzeltmeye ilişkin hükümler, 07/10/2004 tarih ve 25606 S.R.G. de yayımlanan 26/09/2004 kabul tarihli ve 5236 S.K.nun 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmışsa da, bunlar istinaf mahkemeleri faaliyete geçene kadar yürürlüktedir. Nitekim, 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla da konuya ilişkin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 440. maddesi halen uygulanmaktadır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 440. maddesinde hangi kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilebileceği; hangilerine karşı gidilemeyeceği, gösterilmiştir.
Diğer taraftan, aynı Kanunun 442. maddesinde de;
“Aynı ilam aleyhine bir defadan ziyade tashihi karar talebi mesmu olmadığı gibi tashihi karar arzuhalinin reddine veya kabuliyle kararı sabıkın tadiline dair sudur eden hükümlere karşı dahi tashihi karar caiz değildir.
Şu kadar ki iki taraftan biri tashihi karar ettiği halde arzuhal suretinin tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde diğer taraf gerek mahsusen ita edeceği arzuhalde ve gerek asıl arzuhale cevaben vereceği layihada itirazatını beyan ile tashihi karar talep edilir.
Tashihi karar talebi esbabı mezkureye mutabık görülmezse arzuhalin reddine ve mustedii tashihten yüz liraya kadar cezayı nakdi alınmasına ve muvafık ise kabulüne karar verilir. Tashihi karar arzuhalinin kabulü, tashihi talep edilen karar hilafında karar verilmesini mucip addolunamaz. Tashihi karar icrayı tehir etmez.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre; aynı ilâm aleyhine bir defadan fazla karar düzeltme isteği mesmu olmadığı gibi karar düzeltme dilekçesinin reddine veya kabulü ile eski kararının değiştirilmesine dair verilen hükümlere karşı karar düzeltme isteği de caiz değildir. Burada HUMK’nun 442. maddesi, bir davada birden fazla karar düzeltme isteminin değil, aynı ilâm (Yargıtay ilamı) hakkında birden fazla karar düzeltilmesi isteminin kabulünü yasaklamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/12-172 Esas ve 2012/44 Karar Sayılı 01.02.2012 tarihli kararında da belirtildiği üzere; HUMK’nun 442/1. maddesi ile yasaklanan husus ise, bir hükmün temyizen incelenmesi üzerine verilen aynı (Yargıtay) kararına karşı bir defadan fazla karar düzeltme yoluna başvurulmasıdır. Maddede, açıklanan bu hususun düzenlenmesi yanında, karar düzeltme dilekçesinin reddine veya kabulü ile önceki kararın değiştirilmesine dair verilen hükümlere karşı dahi karar düzeltme isteminin dinlenemeyeceği açıkça düzenlenmiştir. Bu maddedeki düzenleme üç hale ilişkin olup, şöyle sıralanabilir:
Bunlardan ilki “aynı ilâm aleyhine bir defadan fazla..." sözlerinde ifade olunduğu üzere ilamın, karar düzeltme isteminin esastan incelenerek yerinde görülmemesi nedeni ile reddine ilişkin olması; ikincisi, karar düzeltme dilekçesinin reddine örneğin istemin esası incelenmeden dilekçenin süre yönünden reddine ilişkin bulunması; üçüncüsü ise karar düzeltme isteminin kabulü ile önceki kararın değiştirilmesi yönünde olmasıdır. Bu üç hali ortaya koyan ilamlara karşı yeniden karar düzeltme isteminde bulunulamaz.
Somut olayda; davanın reddine ilişkin kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği ve dairemizin 2014/18520 Esas ve 2014/24527 Karar sayılı 21.10.2014 tarihli ilamı ile Onama kararı verilmesi üzerine, borçlu vekilinin bu kez Onama kararının düzeltilmesi isteminde bulunduğu, Dairemizin 2015/129 Esas ve 2015/2246 Karar sayılı 29.01.2015 tarihli ilamı ile Onama kararının kaldırılarak Bozma kararı verildiği anlaşıldığından kararın içeriği değişse de taraflardan alacaklı vekili aynı karara karşı bir kez daha karar düzeltme isteminde bulunamaz.
Bu nedenle, alacaklının dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme istemini içeren dilekçesinin (REDDİNE), 15/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy