MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı ...'nin kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlattığı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borçlunun, yasal sürede borca itiraz ettikleri halde itirazın dikkate alınmayarak icra müdürlüğünce takibe devamla taşınmaz ve araç hacizleri tatbik edildiğinden bahisle icra müdürlüğü işleminin iptali ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, anılan ret kararının Dairemizin 2014/ 19419 E., 2014/26315 K. sayılı ve 06.11.2014 tarihli ilamı ile bozulduğu, bozma kararından sonra mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme ile şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu şikayet niteliğinde olup, şikayetler hakkında uygulanması gereken İİK'nun 18/3. maddesine göre; "Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir..." Açıklanan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, mahkemece, başvurunun şikayet niteliğinde olduğu gözetilerek, taraflar duruşmaya gelmeseler bile işin esasının incelenerek gereken karaın verilmesi zorunludur. Görüldüğü gibi ilke olarak aksine hüküm bulunmayan hallerde şikayetin icra mahkemesince mutlaka duruşmalı inceleme neticesinde karara bağlanması zorunluluğu bulunmamakla beraber, icra mahkemesinin takdir hakkını duruşma açmak yönünde kullandığı hallerde tarafların usulünce duruşmaya çağrılmaları gerekir.
Ne var ki, mahkemenin, bozma ilamına uyma ya da direnme konusunu karara bağlamadan önce de, bozma ilamını ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, 6217 sayılı Kanun’un 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 429. maddesinin amir hükmü gereği, zorunludur.
Nitekim, bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemleri düzenleyen 1086 sayılı HUMK’nun 429/2. maddesinde, “…Mahkeme, temyiz edenden 434'ncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.” hükmü öngörülmüştür.
Bu açık hüküm karşısında mahkeme, bozma ilamını taraflara tebliğ edip; kendiliğinden tarafları duruşmaya davet etmekle yükümlüdür. Belirtilen usuli işlemler tamamlanmadan ve bozma sonrası taraf teşkili sağlanmadan, mahkemece direnme ya da uyma kararı verilmesi olanaklı değildir. (HGK'nun 16.04.2014 gün, 2013/10-1027 E., ve 2014/ 528 K. sayılı içtihadı)
Bu durumda mahkemece, Dairemiz bozmasına yönelen karar düzeltme isteminin reddine dair dairemiz ilamı ve bozma sonrası duruşma günü taraflara usulünce tebliğ edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan, duruşma açılmadan ve bozmaya uyulup uyulmaması hakkında bir ara kararı tesis edilmeden tarafların yokluğunda ve savunma hakkını kısıtlar biçimde yargılamanın yapılıp karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, mahkemece, taraflara duruşma gününün tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra; bozma ilamına karşı tarafların beyanları da alınıp sonuca gidilmesi gerekirken, savunma hakkını kısıtlar şekilde taraflara duruşma günü tebliğ edilmeden ve Dairemiz bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilek yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy