MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlular tarafından icra mahkemesine verilen dilekçede, borcu ödediklerini ve bono da tahrifat bulunduğunu ileri sürerek borca itiraz ettikleri, mahkemece; istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
1-Borçlu ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nun 168/5. maddesi hükmü gereğince borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yetki itirazını yasal 5 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine yapması gerekir.
Somut olayda örnek 10 ödeme emrinin borçluya 15/10/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21/10/2014 tarihinde yasal 5 günlük süreden sonra itiraz yoluna başvurduğu görülmekle, mahkemece, borçlu ... yönünden istemin süreden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek borca itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz olsa da karar sonucu itibarıyle doğru olup, onanmalıdır.
2-Borçlu ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK'nun 298. maddesi). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.6102 sayılı TTK'nun 776/f maddesi uyarınca bonolarda tanzim edildiği gün ve yerin yazılması zorunludur. Yine aynı Kanun'un 778. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 703/c maddesi gereğince bononun vade tarihinin "keşide gününden muayyen bir müddet sonraya" ait bulunması zorunludur. Aksi takdirde dayanak belge kambiyo senedi vasfını taşımaz.
Bonoda vadenin 6102 sayılı TTK'nun 703 ve 704. maddelerine aykırı olarak düzenlenmesi ve vade tarihinin tanzim tarihinden önceki bir tarihi taşıması halinde senet, bono vasfını yitirir.İİK'nun 170/a-son maddesinde, borcun kısmen veya tamamen kabul edilmesi halinde, bu madde hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmektedir. Somut olayda, takip dayanağı senedin tanzim tarihinin 08.11.2013, vade tarihinde 30.09.2013'ün yıl bölümünde “3”ün “4” yapıldığı ve keşideci parafı olmadığından, bononun tahrifat öncesi tanzim tarihinin vade tarihinden sonra olması halinde bono niteliği yok ise de borç kabul edildiğinden İİK'nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca aynı maddenin ikinci fıkrasına göre senedin kambiyo senedi niteliği olmadığı gerekçesi ile takip iptal edilemez. Borçlu borcu ödediğini İİK'nun 169/a maddesinde yazılı belgelerle ispatlayamadığından mahkemece borca itirazın reddine dair verilen karar sonucu itibarıyle doğru olup, onanmalıdır.SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.