MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda,103 davetiyesi,muhtıra ve kıymet takdir raporu tebliğ işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığını, kayden paydaşı olduğu 652 ada 2 parsel sayılı taşınmaza haciz konulduğunu 16.02.2015 tarihinde öğrendiğini bildirerek anılan taşınmaza yönelik meskeniyet iddiasında bulunduğu, mahkemece,şikayetin süreden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.İİK.'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının 12. bendine dayalı meskeniyet şikayeti, İİK.'nun 16/1.maddesi uyarınca yedi günlük süreye tabidir. Bu süre, öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlar.Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir'' hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesinde de; ''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.Tebligat Kanunu'nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise ;'' Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı...İhtiva etmesi lazımdır.''
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde de; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.'' düzenlemesi öngörülmüştür. Aynı Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde ise; ''Tebliğ memuru, ek-1'de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır.'' hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda, şikayete konu edilen taşınmaz payı üzerine 20.12.2013 tarihinde haczin konulduğu, şikayetçi borçlu adına 103 davetiyesi, muhtıra ve kıymet takdir raporu tebligatlarının...' adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakları üzerinde ''Mernis Adresi'' ibaresinin yer aldığı ve dağıtıcı tarafından ''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı... 21/2 gereğince ... mahallesi muhtarı...'e tebliğ edilmiştir.'' kaydı ile tebliğ işlemlerinin tamamlanmış olduğu, 103 davetiyesi ve muhtıranın 16.09.2014 tarihinde, kıymet takdiri raporunun ise; 13.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese T.K.'nun 21/2.maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından T.K.'nun 21/2.maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır. Şikayete konu tebliğ evrakları üzerinde; tebligat mazbatalarını çıkaran mercii tarafından T.K.'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının kendiliğinden tebliğ işlemlerini T.K.'nun 21/2.maddesi uyarınca yapması yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Öte yandan, tebliğ olunan evrakı tesellüm edenin adresini ihtiva eden (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırıldığına ilişkin şerhin tebliğ belgelerinde bulunmadığı görülmektedir. Öyleyse, bu haliyle de tebligatlar Tebligat Kanunu'nun 21/2. ve Yönetmeliğin 31/1-c maddeleri uyarınca usulüne uygun değildir. Bu nedenle, sözü edilen 103 davetiyesi, muhtıra ve kıymet takdir raporu tebligatlarının usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Diğer taraftan, Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup; bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Nitekim, borçlu şikayet dilekçesinde 16.02.2015 tarihinde haczi öğrendiğini ileri sürmüş olup; icra dosyasında da borçlunun haczi daha önce öğrendiğine dair bir belge ve bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, borçlu ...'ın usulsüz tebligatlardan haberdar olduğunu beyan ettiği 16.02.2015 tarihinin anılan tebligatların tebliğ tarihi sayılacağı ve bu tarihe göre adı geçen şikayetçinin icra mahkemesine 20.02.2015 tarihinde yaptığı başvurunun İİK.'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük sürede gerçekleştiği açıktır.O halde, mahkemece, meskeniyet şikayetinin esasının incelenmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ:Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.