MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından adi yazılı belgeye dayalı olarak genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte borçlunun yetkiye ve borca itiraz ederek takibi durdurması üzerine, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, takip dayanağı yapılan “Borç Antlaşması” başlıklı belgedeki imza borçlu tarafından kabul edilmiş olup, borçlunun imzası bulunan kısımda kayıtsız şartsız borç ikrarı yer almakla birlikte, borcun 81.999 ...ilişkin kısmının 2002 yılında alındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu borç miktarına ilişkin olarak tarih itibari ile uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımının, 22.08.2014 tarihinde başlatılan takipten evvel dolduğu görülmektedir.
Öte yandan, 3095 sayılı Kanun'un 2.maddesi uyarınca temerrüt faiz oranı, kural olarak aynı Kanun'un 1.maddesinde belirlenen yasal faiz oranıdır. Alacaklı bu miktarın üzerinde faiz istiyor ise, bu konuda sözleşme sunmalıdır. Bunun yanında aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca sözleşme olmasa bile alacak ticari işten kaynaklanıyor ise, alacaklı avans faiz oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir.
Somut olayda, alacaklı tarafından faize ilişkin bir sözleşmeye dayanılmadığı gibi, takip dayanağı belge adi nitelikte olup, borcun ticari işten kaynaklandığı da İİK. nun 68. maddesinde belirtilen bir belge ile ispatlanamamıştır.
Bu durumda, alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/1. maddesinin göndermesiyle aynı Kanun'un 1.maddesi uyarınca yasal faiz istenebilir.
O halde, mahkemece, 2002 yılına ait 81.899...ı yönünden zamanaşımı nedeniyle itirazın kaldırılması isteminin reddi ile zamanaşımına uğramamış alacak miktarı ve takipte işleyecek yasal faiz oranı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy