MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 09/07/2014 tarih, 2013/19412-2014/14579 sayılı Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Alacaklı tarafından 34 DV 8043 plakalı araçla ilgili olarak 24/01/2007 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği, takip devam ederken, rehin konusu araca kaçak orman emvali naklinde kullanıldığı gerekçesiyle ...2. Sulh Ceza Mahkemesince 30/04/2008 tarihinde el koyma 06/06/2011 tarihinde de CMK' nun 132. maddesi uyarınca satışına izin verildiği, Orman İşletme Müdürlüğü tarafından 28/12/2011 tarihinde satışın yapıldığı, satış sonrasında Sulh Ceza Mahkemesine yazılan müzekkere ile satış bedelinin icra dosyasına gönderilmesinin talep edildiği, bu karara karşı Orman İşletme Müdürlüğü tarafından mahkemeye şikayet yoluna başvurulduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu; rehin alacaklısının rüçhan hakkının müsadereye konu eşya üzerinde de söz konusu olup olmadığıdır.Rehin hakkı; bir alacağı temine yarayan, başkasına ait menkul mal veya hak üzerinde tesis edilen sınırlı bir ayni hak olup, alacaklıya borçlulardan alacağını alamaması halinde rehinli malın satış bedelinden alacağını tahsil yetkisi veren bir haktır.Rüçhan; kelime anlamı olarak öncelik, üstünlük, imtiyaz gibi anlamlara gelmektedir.Müsadere, bir şeyin mülkiyetinin devlete geçmesini sonuçlayan bir müeyyidedir. Diğer bir deyimle işlenen bir suç karşılığı olarak, suçlunun malvarlığının tamamı veya bir bölümü üzerindeki mülkiyete son verilmesi ve bu mülkiyetin kamusal bir teşekküle (Devlete) devredilmesi anlamına gelen bir yaptırım çeşididir.
Suça konu araca el konulması ile araç sahibinin (borçlunun) mülkiyet ve tasarruf hakkı elinden alınmış olur. El koyma ile araç sahibinin (borçlunun) araç (eşya) üzerinde her hangi bir hakkı kalmamaktadır. Araç sahibinin mülkiyet ve tasarruf hakkı sona erdiğinden (el koyma işlemi ile) bu eşya üzerinde (araç) borçlu ile alacaklı arasındaki ilişkiden kaynaklanan bir başkasının rüçhan hakkından da söz edilemez. Zira; rüçhan hakkının varlığının devam edebilmesi için eşya (araç) üzerinde eşya sahibinin tasarruf ve mülkiyet hakkının devam ediyor olması gerekmektedir. Somut olayda, satışı yapılan araçla ilgili olarak henüz ceza mahkemesince verilen kesinleşmiş bir müsadere kararının bulunmadığı, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesi' nin 2008/ 198 E. Sayılı dosyası üzerinden el koyma kararı verildiği, aynı mahkemenin 2011/ 259 E. Sayılı dosyasından verilen değişik iş kararı ile de satışına izin verildiği, müsadereye ilişkin ceza yargılamasının halen devam ettiği anlaşılmaktadır.O halde mahkemece, rehinli aracın müsaderesine ilişkin ceza mahkemesindeki yargılama bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekirken; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından onandığı anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09/07/2014 tarih ve 2013/19412 E. 2014/14579 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.