MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, tebliğ tarihinin 10.12.2014 olarak düzeltilmesini ve bono bedelinin ödendiğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ödeme emri tebligatının usulüne uygun olduğu, borca itirazın 5 günlük sürede yapılmadığı gerekçesiyle borçlunun itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran mercice adres kayıt sistemine ilişkin olarak şerh verilmeden, dağıtıcı tarafından 2l/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.
7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Muhatabın bildirdiği bu tarihin aksi karşı tarafça ancak belge ile ispatlanabilir.Somut olayda, ödeme emrinin ilk olarak borçlunun bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade edilmesi üzerine mernis adresine tebliğ yapıldığı görülmüştür. Tebliğ mazbatasında tebliğ memurunun adı ve soyadı bulunmadığı gibi, tebliğ mazbatası üzerindeki “mernis adresidir geri çevrilemez” şeklindeki meşruatın da Tebligat Yönetmeliğinin 16/2. maddesine uygun olmadığı, bu şerh dışında “adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese T.K'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” bulunmadığı, bu hali ile tebligatın TK'nun 23/son ve Tebligat Yönetmeliğinin 16/2. maddelerine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek tebliğ tarihinin Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihine göre düzeltilip, buna göre borçlunun süresinde olan diğer itirazlarının esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy