MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda diğer fesih nedenleri ile birlikte takipte yapılan tüm tebligatların usulsüzlüğü ileri sürülerek 14.05.2015 tarihli ihalenin feshi talep edilmiş, mahkemece istemin reddi ile borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır." 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 2. fıkrasında; "Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır"düzenlemesi yer almaktadır. Söz konusu maddeye göre, tebligat yapılabilmesi, muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması şartına bağlanmıştır. Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilmesi halinde 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılacaktır.
Tebligat Kanunu'nda 6099 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası, gerçek kişiler yönünden 35. maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, borçlunun adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur.Yine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine yapılacak tebligatlarda da adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhat verilmesi zorunludur.Somut olayda borçlunun kredi sözleşmelerinde ve ipoteğe ilişkin resmi senetlerde yer alan adreslerine çıkan icra emrinin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, tebliğ tarihi itibari ile yürürlükte olan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca mernis adresine tebligat yapıldığı ancak bundan sonra satış ilanı dahil dosyada yapılan tüm tebligatların Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarıca yapıldığı görülmekte ise de; 10.03.2011 tarihinde yapılan
icra emri tebliğ işleminde, evraka tebligatın TK'nun 21/2. maddesi uyarınca yapılacağına dair şerh yazılmadığından yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.Bu durumda icra müdürlüğünce, icra emrine ilişkin tebligatların iade gelmesinin ardından, gerçek kişi olan borçlunun mernis adresine usulüne uygun bir tebligat yapılmadan ve daha sonraki aşamalarda da borçlunun adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan bilinen son adrese satış ilanı tebligatının doğrudan TK'nun 35. maddesine göre yapılması usulsüzdür.
Taşınmaz mal ihalesinde, İİK'nun 127. maddesi hükmü uyarınca ilgililere satış ilanının tebliği zorunludur. Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.O halde mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.