MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı, borçlu şirketin iflas erteleme davasında verilen tedbir kararı gereğince takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.02.2013 tarih ve 2013/39 E. sayılı tedbir ara kararında, “ İİK.nun 206. madde 1.sıradaki alacaklar hariç olmak üzere 6183 sayılı Kanunla yapılan takiplerde dahil olmak üzere davacı hakkında her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza istemi de dahil olmak üzere hiçbir takip işlemi yapılmamasına, yapılmış olan takiplerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına.
Yapılmış olan takiplerin bugünkü mevcut durumları aynen korunarak olduğu yerden durdurulmasına, (alacaklılar tarafından icra dosyasına yapılan haciz işlemleri aynen korunmak suretiyle mevcut haliyle)” hükmedildiği, tedbir kararından sonra 19.07.2013 tarihinde şikayetçi şirket hakkında icra takibine başlandığı görülmektedir.
İcra ve İflas Kanunu’nun “Erteleme Tedbirleri” başlığı altında düzenlenen 179/a,I maddesinde; “İflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, şirketin veya kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli her türlü tedbiri iyileştirme projesini de gözönünde tutarak alır.” hükmü öngörülmüş; “Erteleme Kararının Etkileri” başlığı altında düzenlenen 179/b,I maddesinde ise, “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu açık hükümler karşısında, iflasın ertelenmesi kararının verilmesinden sonra alacaklının takip yapmasına yasal imkan bulunmayıp, takip yapılmışsa bu takibin iptali istenebilir.
O halde mahkemece, borçlu şirket hakkındaki takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy