MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;İİK'nun 106-144. maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almış olup, aynı Kanun'un 129/1. maddesine göre, artırma bedelinin taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50'sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması zorunlu kılınmıştır. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK'nun 128. maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.Birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarılması halinde, toplam paraya çevirme giderinden satışı yapılan her taşınmaza isabet eden miktar oranlama suretiyle tespit edilerek, ayrıca müstakil harcamalar var ise bedele eklenerek oluşacak sonuca göre İİK'nun 129. maddesindeki koşullara uygun şekilde satışın gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi gerekir.Somut olayda, muhammen bedeli 365.880 TL olan 42257 ada 8 parsel nolu taşınmaz, birinci ihalede 183.500 TL'ye ihale edilmiştir. Şikayete konu bu taşınmaz ile birlikte ihaleye çıkarılan diğer dört taşınmaz ve bu taşınmazın muhammen bedellerinin toplamı 1.025.880 TL olup, bu beş taşınmazın ihalesi için 4.380,75 TL ilan, 1.990 TL kıymet takdiri gideri olmak üzere 6.370,75 TL satış masrafı yapılmıştır. Oranlama sureti ile bulunan ve şikayete konu 16 parsel no'lu taşınmaz için yapılan satış masrafları toplamı 2.272,12 TL dir. Taşınmazın muhammen bedeli 365.880 TL olmakla, bu bedelin %50 si olan 182.940 TL'ye taşınmaz için yapılan masrafların da eklenmesi ile bulunan 185.212,12 TL'nin ihale bedeli ile (183.500 TL) karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, paraya çevirme giderlerine, satış yolluğu ve tebligat giderlerinin de ilavesi gerekir.O halde mahkemece, İİK'nun 129/1. maddesi gereğince bu husus re'sen gözetilerek 42257 ada 8 parsel nolu taşınmaz yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, bu taşınmazı da kapsar biçimde şikayetin tamamen reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.Öte yandan, İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda, ihale konusu taşınmazlardan, 42789 ada 2 parselde kayıtlı 13 nolu bağımsız bölümün değeri 130.000 TL olarak takdir edilmiş olup, 20.05.2014 günü, 15:40-15:45 saatleri arasında yapılan ihalede 200.000 TL'ye satılmıştır. İhalenin feshi isteminin esastan reddine karar verilen şikayet konusu taşınmazın satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olduğu, kıymet takdirine usulünce yapılmış bir şikayetin de bulunmadığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar borçluya yapılan satış ilanı ve kıymet takdir tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğü iddia edilmiş ise de, şikayet dilekçesinde taşınmazların kıymetinin düşük olduğu ileri sürülmemiştir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde zarar unsurunun oluşmadığının kabulü gerekir.Bu durumda mahkemece, 42789 ada 2 parsel, 13 nolu bağımsız bölümdeki taşınmaz yönünden ihalenin feshi isteminin, zarar unsurunun gerçekleşmemiş olması ve dolayısıyla borçlunun dava açmakta hukuki yararının bulunmasına ilişkin dava şartı yokluğu (HMK.m. 114/1-h) nedeniyle usülden reddine karar verilmesi gerekirken, istemin esastan reddi ile İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden, söz konusu taşınmaza ilişkin ihale bedelini de kapsar şekilde borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi yerinde değildir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.