MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, diğer sebeplerin yanı sıra kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece, kıymet takdiri raporu tebliğinin usule uygun gerçekleştirilmediği, kıymet takdiri kesinleşmeden akabindeki işlemler de yapılamayacağından bahisle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine hükmedildiği anlaşılmıştır.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. Bu durumda anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması zorunludur.Hükmi şahıslar adına ve adı geçenin “ticaret sicilindeki adresine” gönderilen tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedenini araştırması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.Somut olayda, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte, kıymet takdir raporunun, borçlunun aynı zamanda ticaret sicil adresi olan icra emrinin de tebliğ edildiği, ... Cad. ... adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ edildiği, akabinde yine ticaret sicil adresine gönderilen satış ilanı tebligatının, bila tebliğ dönmesi üzerine, aynı adrese, 29.05.2015 tarhinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre satış ilanının tebliğ edildiği görülmüştür.
Bu durumda, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine yapılan satış ilanı tebligatı, yukarıda açıklanan yasa hükmüne uygun olup geçerlidir.Öte yandan; kıymet takdiri raporu tebliği usulsüz olsa dahi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun kıymet takdir raporunun tebliğ işleminden en geç satış ilanının tebliğ edildiği tarihte haberdar olduğunun kabulü gerekmekte olup, öğrenme tarihinden itibaren süresi içinde kıymet takdirine itiraz da yoktur.Mahkemenin, kıymet takdir raporunun borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği, dolayısı ile kıymet takdiri kesinleşmediği gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.O halde mahkemece, ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
L.B.