MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 17/06/2015 tarih, 2015/13170-16913 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 100.000,00 TL muhammen bedelli taşınmazın 112.020,00 TL'ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, İİK'nun 134/8. maddesi gereğince şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı yoktur. Mahkemece istemin bu nedenle reddi yerine işin esasının incelenerek sonuca gidilmesi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Öte yandan ihale tarihi 02.07.2012 olup, şikayetçi ...'ün ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/809-1134 sayılı dosyasında 26.06.2012 tarihinde satışın durdurulmasını istediği görülmüştür. Buna göre adı geçene yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olsa bile, en geç satışın durdurulmasını istediği 26.06.2012 tarihinde ihaleden haberdar olduğunun kabulü gerekeceğinden, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca bu tarih tebliğ tarihi sayılacaktır.
Bu durumda, şikayetçinin ihale tarihinden makul bir süre önce ihaleyi öğrenmiş olması, İİK'nın 128/a maddesine uygun olarak yapılmış bir kıymet takdiri itirazının bulunmaması, şikayetçinin ihaleye katılıp pey sürmüş olması ve ihale bedeli dikkate alındığında, ihalenin sağlıklı koşullarda yapıldığı anlaşılmış olmakla beraber ihalenin feshi isteminin İİK'nun 134/8.maddesi uyarınca şikayetçinin menfaatinin muhtel olmaması nedeniyle reddi halinde işin esasına girilmemiş olacağından aynı maddenin 2. fıkrasında öngörülen para cezasının tatbik imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece borçlunun para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Dairemizce mahkeme kararının düzeltilerek onanması yerine doğrudan onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 17.06.2015 tarih ve 2015/13170 E.- 2015/16913 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 10.03.2015 tarih ve 2014/1512 E. -2015/339 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin 2. bendinde yer alan " İİK 134-2 maddesi uyarınca satış bedelinin %10 11.202,00 TL nin davacıdan tahsiline” şeklindeki cümlenin tamamının karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK.nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 09.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy