MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
5661 sayılı Kanun'da değişiklik yapılmasına ilişkin 6215 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5661 sayılı Kanun'un 6. maddesi ".... 20/08/2002 ve .... 30/01/2004 tarihinden önce üreticilerin kullandıkları, toplu köy ikrazatı/grup kredileri dışındaki tüm tarımsal kredilerden (18/04/2001 tarihli ve 2001/2312 sayılı .... kapsamında Hazine kaynağına dönüştürülmüş tarımsal kredilerin kefilleri de dahil) bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Tasfiye Olunacak Alacaklar/Takip Hesaplarında kayıtlı borcu bulunanların (borcu yeniden yapılandırılmış olanlar dahil) kefillerinin sorumluluğu bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Kefiller hakkında başlatılmış bulunan idarî veya kanunî takibat işlemleri, hangi aşamada olursa olsun kendiliğinden durur, mahkûmiyet kararlarının infazı ertelenir, infazı devam edenler derhal tahliye edilir." şeklinde değiştirilmiş, bu kanun değişikliği resmi gazetede ilan edildiği 12/04/2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda alacaklı tarafından borçlu aleyhine tarımsal kredi sözleşmesindeki kefaleti nedeniyle yürütülen icra takibinde, borçlu hakkındaki takibin kesinleşmesinden sonra, borçlunun grup kredilerindeki kefaletin sona erdirilmesine ilişkin yasa değişikliğini icra müdürlüğüne ibrazla malvarlığı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, müdürlükçe talebin reddi üzerine şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, borçlunun aynı konulu borca itirazı üzerine daha önce verilen karar gerekçe gösterilerek kesin hüküm nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil ederler. Mahkemece hükme esas alınan Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/ 284 E. 2014/ 291 K. sayılı kararının borçlunun kendi kredi borcunu ödediği, bu nedenle kefaletinden dolayı borcunun bulunmadığı iddiasıyla takibe itiraz ederek borçlu olmadığına karar verilmesi talebi üzerine, mahkemece itirazın reddine ilişkin 05/05/2014 tarihli karar olduğu, bu dosyada ise hacizlerin kaldırılması yönündeki talebinin reddine ilişkin müdürlük kararını şikayet niteliğinde olduğu dolayısıyla önceki itiraz hakkında verilen kararın bu şikayet yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy