MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak borçlu ... hakkında genel haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal süresi içinde icra dairesine itirazda bulunarak icra tkibinin durdurulmasına karar verildiği, akabinde borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair hususlarla birlikte takibin; Adi İş ortaklığı tarafından yapıldığını belirterek husumet şikayetinde bulunduğu, mahkemece husumet şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip talebi incelendiğinde takibin ..... tarafından ... aleyhine yapıldığı görülmektedir.
İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint Venture’nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2004 bas. Sahife 137 HGK.nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12-574 E 2003/564 K. Sayılı içtihadı). Bir diğer anlatımla, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki takibin bütün ortaklar hakkında başlatılması zorunludur. Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınmalıdır. Öte yandan yasanın emredici kuralından kaynaklanan ve bir hakkın yerine getirilmesi ile ilgili bulunan bu husus hakkında ortaklığı oluşturan ortaklardan her birinin İİK.nun 16/2.maddesi gereğince süresiz şikayet hakkı vardır.
Şikayete konu takipte, alacaklı olarak.... taraf olduğu görülmektedir.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla fiil ehliyeti bulunmadığından adi ortaklık tarafından yapılan takibin ve çıkarılan ödeme emrinin hukuken geçerliliği de bulunmamaktadır.
O halde mahkemece bu husus re’sen gözetilerek husumet yönündeki istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine ilişkin hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy