MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi ...'un, ihalesi yapılan menkul yüzer dubanın alacağa mahsuben ihalesinin yapılamayacağını, alacağın rüçhanlı olduğuna dair yazı getirilmediğini ve satış bedelinin yatırılmaması halinde satışın düşürülmesi gerektiğini belirterek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece MÖHUK 48. ve HMK'nun 114/1-ğ ve 115/2. maddeleri uyarınca şikayetçi şirketin faaliyet gösterdiği ABD ile Türkiye arasında teminattan muafiyetin bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan istemin usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
MÖHUK madde 48/1'e göre; ''Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanının karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır". MÖHUK'ta teminat gösterme yükümlüğü konusunda "yabancılık" ölçütü esas alınmıştır.
MÖHUK madde 48/2 de ise; '' Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar'' hükmü yer almaktadır. Buna göre yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaş olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişi teminattan muaf olacaktır.
Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Somut olayda mahkemece, şikayetçinin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda hükme dayanak oluşturacak nitelikte herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şikayetçinin teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde istemin usulden reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.