MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine 23.03.2015 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibine karşı, borçlu ....'nin, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan iflasın ertelenmesi davasında verilen 03.03.2015 tarihli tedbir kararına dayanarak takibin iptali isteğiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır.
Borçlu şirketin, istemine dayanak yaptığı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/946 Esas ve 03.03.2015 tarihli tensip tutanağının 8 numaralı ara kararının a bendi ile “... davacı şirket hakkında yapılmış ve daha sonra yapılacak ... tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına...'' karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere; HMK.'nun 26. maddesinde; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez'' hükmü yer almaktadır. Anılan düzenleme uyarınca, hakim, talepten fazlaya ya da başka bir şeye hükmedemezse de; tahakkuk edecek hale göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Bu durumda, takip tarihinden önce verilen tedbir kararı içeriğine göre; asliye ticaret mahkemesince; borçlu şirket hakkındaki takiplerin durdurulmasına karar verildiği ve sözü geçen kararın, borçlu aleyhine yeni takip yapılmasını engeller mahiyette herhangi bir hüküm ihtiva etmediği açıktır. Öte yandan, yukarıda değinilen HMK.'nun 26. maddesi uyarınca hakim, talepten noksanına hükmedebileceğinden sözkonusu ihtiyati tedbir kararı içeriğine göre, borçlu şirket yönünden başlatılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
O halde mahkemece, borçlu şirket hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, şikayetin tümden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.