MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun İİK'nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe dayanak çeke ilişkin olarak kısmi ödeme yaptığını belirterek borca itiraz ettiği, mahkemece, borçlunun kısmi ödeme yaptığı miktar kadar olan takipten alacaklının feragat ettiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığı yönünde sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu bu hali ile İİK'nun 168/5 ve 169. maddeleri kapsamında borca itiraz olup, icra mahkemesince aynı Kanun'un 169/a maddesine göre incelenerek sonuçlandırılması gerekir.
Takibe itiraz edilmesinden sonra, gerek borçlunun itirazından vazgeçmesi ve gerekse alacaklının itirazı kabul etmesi yahut icra dairesine başvurulup takipten feragat edilmesi tazminat talebinin reddini gerektirmez. Aksinin kabulü halinde itiraz üzerine haklı olmadığını anlayan tarafın talebinden vazgeçmek suretiyle aleyhine tazminata hükmedilmesini engellemesi gibi kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkar (HGK'nun 16.10.1996 tarih, 1996/601-711 ve 21.3.2001 tarih, 2001/266 sayılı kararları).
Somut olayda; borçlu borcun bir kısmını takip öncesinde ödediğini iddia ederek ödenen miktar kadar takibin iptali talebinde bulunduğu, alacaklının borçlunun borca itirazından sonraki bir tarihte itiraza konu alacak kısmından icra dosyasında feragat ettiği görülmektedir.
Borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini de talep ettiğinden ve alacaklının feragati dolayısı ile bu talebinde haklı çıktığı ve itirazın esasa ilişkin olduğu anlaşılmakla İİK'nun 169a/6. maddesi uyarınca itiraz konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.