MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Müşteki borçlu vekili dilekçesinde; müvekkiline çıkarılan ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini iddia ederek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece; tebligatın usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için aynı Kanunun 10/2. maddesi gereğince muhatabın bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinin gerçekleşmesi gerekir. Bu hal gerçekleştikten sonra tebligatı çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliğinin 79. maddesine uygun zarf üzerine aynı yönetmeliğin 16/2. maddesi gereğince; “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden salt "mernis adresi" ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda, şikayetçinin bilinen adresine çıkarılan ödeme emri tebligatının bila tebliğ iade edilmesi üzerine adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine yeniden tebligat çıkarıldığı, tebligatı çıkaran icra müdürlüğü tarafından tebligat mazbatasına “MERNİS ADRESİ” kaşesinin basıldığı, Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesine uygun şerh verilmediği, buna rağmen dağıtıcı tarafından Tebligat Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ işleminin yapılmış olduğu, şikayetçinin usulsüz tebligatı 29.07.2015 tarihinde öğrendiğini beyan ettiği, İİK'nun 16/1. maddesi gereğince yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde 04.08.2015 tarihinde şikayet dilekçesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir.
O halde, mahkemece; usulsüz tebligat şikayetin kabulü ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun bildirdiği öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.