MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlu tarafından icra dairesine ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığı şikayetiyle tebligatı öğrendiklerini bildirdiği 18/08/2014 tarihine göre süresinde borca itirazda bulunulduğu, mahkemece ödeme emrinin borçlunun mernis adresine 10.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 22.08.2014 tarihinde açıldığı, 5 günlük hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle usulsüz tebligat şikayetinin reddine ve kambiyo senedine ilişkin şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Ödeme emrinin borçluya tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde, ilk tebligatın bilinen adresine çıkarıldığı ve tebligat mazbatasının iade gelmesi üzerine ikinci tebligatın borçlunun mernis adresine çıkarıldığı görülmüştür.7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz. 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Muhatabın bildirdiği bu tarihin aksi karşı tarafça ancak belge ile ispatlanabilir.Somut olayda, ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat evrakında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK 21/2 uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” bulunmadığı, arkadaki şerhe göre de 21/1 gereğince yapılan tebligatın bu hali usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, ödeme emri tebliğ tarihinin borçlunun muttali olduğunu bildirdiği tarihe göre düzeltilip, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy