MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; alacaklı tarafından seçilen takibin şekline göre uygulanması gereken İİK.'nun 168. maddesi hükmüne göre; her türlü itirazın ve kambiyo hukuku bakımından şikayetin ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Dosya içeriğinden; borçlu adına çıkarılan ödeme emrinin 22.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği,borçlunun anılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığını ve tebligattan 23.10.2014 tarihinde haberdar olduğunu bildirerek 24.10.2014 tarihinde icra mahkemesinden tebliğ tarihinin düzeltilmesini talep ettiği görülmektedir. Bu durumda borçlu usulüne aykırı olduğunu iddia ettiği ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal beş günlük süre içerisinde usulsüz tebliğ şikayetinde bulunmuş ise de; icra takip dosyası infaz edilmek suretiyle işlemden kaldırılmadığı sürece, borçlunun, tebligatın usulsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin düzeltilmesini şikayet yolu ile istemekte takibe bağlı sonuçlar yönünden hukuki yararı vardır.Öte yandan, hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması şartıyla şirketin tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.
Somut olayda; borçlu şirket adına ödeme emri tebligatının ... Mah. ... Sk. ... adresine tebliğe çıkarıldığı ve dağıtıcı tarafından ''muhatabın adresine gidildiğinde...yetkililer çarşıda olduğu komşusu ...'ın imzasız beyanından anlaşıldığından tebliğ evrakı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereği bağlı bulunduğu Yavruturna muhtarı ...'a tebliğ edilerek 2 no'lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış ve en yakın komşusu ...'a haber verilmiştir. Beyan sahibi imzadan imtina etmiştir.'' kaydı ile tebliğ işleminin tamamlanmış olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin '... Mh. ... Sk. ... olduğu dosya kapsamında yer alan ... Ticaret ve Sanayi Odası'nın ticari ikametgah belgesi ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile sabittir. Bu haliyle, ödeme emri tebligatının yapıldığı adresin, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olmadığı anlaşıldığından şirkete Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.Usule aykırı tebliğin hükmü ise; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, sözü edilen maddelerde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.Hal böyle olunca, mahkemece, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna yönelik şikayetin kabulü ile borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği ''23.10.2014'' tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HRN
Full & Egal Universal Law Academy