MAHKEMESİ: İcra Ceza Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, icra takibinin kesinleşmesine müteakip 3.kişi olan şirketlere 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini ve haciz ihbarnamesine şirketlerin “.... ‘ye doğmuş ve doğacak bir borcu bulunmadığını" belirterek haciz ihbarnamesine itiraz ettiklerini, 3.kişi şirketlerin beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, bu nedenle yalan beyanda bulunan şirket yetkililerinin İİK. 89/4 yollamasıyla İİK. 338 maddesi uyarınca cezalandırılmasını istemiştir.
Alacaklının tazminat ve cezalandırma isteminin . İcra Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2009 tarih ve 2006/3122 E-2009/159 K. sayılı kararı ile.... yetkilisi ...hakkındaki davanın tefrikine, diğer sanıkların tümünün ayrı ayrı beraatlerine, beraat eden sanıklarla ilgili olarak, tazminat hususundaki talebin reddine karar verildiği, bu kararın, alacaklının temyizi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 22.11.2010 tarih ve 2010/3560 E-2010/6744 K. sayılı ilamı ile tazminat talebi konusunda, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin, isabetsiz olduğu gerekçesi ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında Yargıtay bozma ilamında tazminat talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, gerekçesi ile karar bozulmuş ise de, kararda beraat eden sanıklar yönünden, tazminat talebinin reddine karar verildiği ve bozma ilamında tazminatın reddine yönelik verilen hükme ilişkin bozmaya yer verilmediğinden, yeniden tazminat şartlarını değerlendirme imkanı bulunmadığından, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 89/4. maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu
davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK.nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir. Ayrıca sanıkların beraat etmesi tazminat davasının inclenip sonuçlandırılmasını engellemez.
Bu durumda, mahkemece yukarıda değinilen açıklamalar doğrultusunda, İİK'nun 89/4. maddesi uyarınca tarafların göstereceği deliller, ticari defterler ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ihbarnamenin tebliğ tarihi itibariyle, borçlunun, 3. kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı genel hükümler çerçevesinde belirlenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, sanıkların beraatine karar verildiğinden tazminat talebinin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.