MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 25.11.2014 tarih, 2014/21402-28254 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlular, icra mahkemesine yaptıkları başvurularında, aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı borca itiraz ve alacaklının takip hakkı bulunmadığına ilişkin şikayetleri ile birlikte yetki itirazında da bulunmuştur. Mahkemece yetki itirazının reddine ve taraflar arasında derdest menfi tespit davası bulunduğundan bahisle borca itiraz ve takibin iptali isteminin de reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiş olup bu hükme göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Buna göre, HMK ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirtilmiştir. Aynı Kanunun 451. maddesinde HMK'nun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe gireceği belirlenmiş, yine zaman bakımından kanunun uygulanmasını düzenleyen 448. maddesinde de, kanun hükümlerinin tamamlanmış işleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtilmiştir.6100 sayılı HMK ile yürürlükten kalkan 1086 sayılı HUMK'nun 22. maddesinde, tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri öngörülmüştü. Buna göre tarafların hükmi şahsiyetlerinin önemi olmadan, tüzel kişilerin yanında gerçek kişilerinin de yetki sözleşmesi yapabilecekleri tabii idi.Yetki sözleşmesi, usul hukukuna ilişkin bir sözleşme olup, takip tarihinde geçerli yetki kuralları esas alınarak yetkili mahkeme veya icra dairesinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda söz konusu takip, 21.09.2011 tarihinde, 1086 sayılı HUMK yürürlükte iken başlatıldığından icra dairesinin yetkisinin de anılan kanun hükümlerine uygun olarak tayini gerekecektir. HMK'nun 448 ve 451. maddeleri gereğince, 6100 sayılı HMK tamamlanmış işleri etkilememek kaydıyla takip tarihinden sonra 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan dayanak bonolar nedeni ile başlatılan takipte HMK'nun 17. maddesinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanunun yetkiye ilişkin kuralları ancak bu kanunun yürürlük tarihinden sonra başlatılan takipler hakkında uygulama alanı bulur.Takibe dayanak bonolarda ... Mahkemeleri yetkili kılınmış olmakla, yetki sözleşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu durumda HUMK.nun 22. maddesine göre gerçek kişiler arasında yetki sözleşmesi ile belirlenen özel yetkili yerde de takip yapılabileceğine göre, mahkemenin ... İcra Dairesinin yetkili olduğunu tespit eden gerekçesi yasaya uygun ve yetki itirazının reddine yönelik mahkeme kararı bu nedenle yerindedir.
Ancak, borçluların diğer itiraz ve şikayet nedenlerinin İİK’nun 169/a ve 170/a maddelerine uygun olarak incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken menfi tespit davası gerekçe gösterilerek borçluların bu hususlardaki istemini de kapsar biçimde ret kararı verilmesi isabetsiz olup mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerekirken maddi yanılgıya dayalı olarak Dairemizin 25.11.2014 tarih ve 2014/21402 Esas ve 2014/28254 Karar sayılıilamında belirtilen gerekçelerle bozulduğu anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 25.11.2014 tarih ve 2014/21402 Esas, 2014/28254 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy