MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu, İİK'nun 82/1. fırkasının 12. bendi uyarınca taşınmazın haline münasip evi olduğundan bahisle meskeniyet şikayetinde bulunmuş, mahkemece, süresinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 82/1. fıkrasının 12. bendinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar.
Somut olayda, mahkemece, borçlu ... ile dava dışı ...'nün nüfus kayıtlarına göre evli olduğu, ... tarafından ... Aile Mahkemesi'nin 2011/392 esas sayılı dosyası ile davalılar .... ve ... hakkında 01.06.2011 tarihinde aile konutu şerhinin terkini davasını açtığı, yine ...tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/631-649 sayılı dosyası ile davalılar .... ve ... hakkında meskeniyet şikayetinde bulunduğu, bu davalarla borçlu ....'nün taşınmazı üzerine konulan haczi öğrendiğinden şikayetin süresinde olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Taşınmaz üzerine 02.12.2010 tarihinde haciz konulmuş olup, takip dosyasında borçlunun haczi öğrenmesini sağlayacak herhangi bir tebligat bulunmamaktadır. Kararda esas alınan Aile Konutu Şerhinin Terkini davasında davalı olan borçlu ....'nün bu dava ile taşınmazı üzerindeki hacizden haberdar olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Diğer taraftan ... tarafından açılan meskeniyet davasında aynı taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması talep edilmişse de, mahkemenin dosya üzerinde inceleme yaparak davanın reddine karar verdiği ve davalı ....'ye kararın tebliğine ilişkin tebligatın 01.08.2011 tarihinde iade edildiği, bunun üzerine mahkeme kararının borçluya 19.08.2011 tarihinde Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebliğ edildiği, kararın onanmasına dair Yargıtay İlamı'nın da yine TK. 35. maddesine göre 26.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tebligat Kanunu'nda değişiklik yapan 6099 Sayılı Yasa 11.01.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasanın yürürlük tarihinden sonra yapılan bu tebligatlarda, tebligatın iadesinden sonra borçlunun mernis adresi araştırılmadan ve daha önce aynı dosyadan kendisine usulüne uygun bir tebligat yapılmadan doğrudan TK 35. maddeye göre yapılan tebligatlar usulsüzdür.
Bu durumda, borçlunun eşi tarafından açılan davalarla hacizden haberdar olduğu kabul edilemeyeceğinden, mahkemece, şikayetin süresinde olduğu kabul edilerek işin esası incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.