MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Asıl borçlu ... hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, aynı zamanda şirket yetkilisi olan şikayetçi ...'ın 21.11.2013 tarihli menkul haczi sırasında şirket lehine icra kefili olduğu, icra emrinin tebliği üzerine de asıl borçlu şirket hakkındaki takibin durdurulmuş olması nedeni ile kendisine icra emri gönderilemeyeceğini ve aleyhine işlem yapılamayacağını ileri sürerek icra emrine itiraz ettiği görülmektedir.
İİK'nın 38. maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. İcra kefiline karşı ilam niteliğindeki icra kefaletine dayanılarak ayrı bir ilamlı icra takibi de yapılabilir. Fakat, icra kefaletinin verildiği asıl takip dosyasında takibin icra kefiline karşı yürütülmesi de mümkündür. Ancak, usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi, hakkında takip yapılan asıl borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamaz. Çünkü kefil hakkında yürütülecek takibin kesinleşen bir miktar için başlatılıp devam etmesi zorunludur (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s: 767) (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas 1. cilt, s: 834) (HGK 31.03.2004 tarih ve 2004/12-2002).
Somut olayda, şikayetçi 21.11.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında borçlulardan Kaplan Transformatör....Ltd.Şti. için icra kefili olmuş, icra emrinin 04.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Şikayette taraf olmayan asıl borçlu şirkete ise ödeme emri 09.10.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, şirket tarafından borca itiraz edilmiştir. Asıl borçlu şirketin borca itirazı üzerine ...İcra Hukuk Mahkemesince 2013/1149 E.- 2014/332 K.sayılı karar ile takibin durdurulmasına karar verilmiş ise de, şikayet tarihinde dosyanın alacaklının talebi ile temyiz incelemesine gönderildiği ve borçlu hakkındaki takibin kesinleşmediği görülmektedir. Asıl borçlu hakkında itiraz üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesince verilen tedbir kararının tarihi de 22.11.2013 olup, teminatın bu tarihte yatırılarak takibin durdurulması istenilmiş ise de, icra kefaletinin verildiği menkul haczi tarihi 21.11.2013 günü olduğundan yapılan haciz işlemi de geçerlidir.
O halde yukarıda açıklandığı üzere, icra kefili olan şikayetçiye, asıl borçlu yönünden takip kesinleşmeden icra emri gönderilemeyeceğinden, mahkemece icra emrinin ve icra emrine bağlı işlemlerin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy