MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen ilamsız takipte, borçlu, ihtiyati haciz miktarının üzerinde maaş haczi yapıldığından işlemin iptalini ve takibe itiraz etmesi nedeniyle de maaşına konulan haczin kaldırılmasını istemiş, mahkemece verilen 27.11.2013 tarihli ilk kararda; borçlunun itirazı üzerine takip durdurulduğundan, takibin devamı mahiyetinde olan maaş haczinin yapılamayacağı gerekçesiyle haczin kaldırılmasına hükmedilmiştir.
Mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 17.02.2014 tarih ve 2014/1890-4130 sayılı kararı ile;İİK.nun 264. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararına dayalı olarak icra takibi yapan alacaklı, borçlunun ödeme emrine itirazını gidermek için itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede itirazın kaldırılmasını veya iptalini sağlamak üzere dava açmak zorundadır. Süresinde dava açılmaması halinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Bu (7) günlük süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Alacaklı, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini başka şekilde öğrenmiş olsa bile, borçlunun itirazı kendisine tebliğ edilmedikçe, (7) günlük süre işlemeye başlamaz. Alacaklının (7) gün içinde icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını istememesi ya da aynı süre içinde mahkemede itirazın iptali davası açmaması halinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
Somut olayda ihtiyati haciz kararı ile birlikte ilamsız takibe süresinde başlandığı ve borçlunun maaşına ihtiyati haciz konulduğu, borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz ettiği görülmektedir.
Mahkemece, ihtiyati hacze uygun maaş haczi yapılıp yapılmadığının ve İİK.nun 264. maddesinde yazılı şartlar uyarınca borçlunun maaşına konan ihtiyati haczin hükümsüz kalıp kalmadığının incelenmesi gerekirken, itirazla takibin durduğu, dolayısıyla itiraz tarihinden sonra borçlunun maaşından kesinti yapılamayacağı gerekçesiyle haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir" gerekçesiyle mahkeme kararının bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı tespit edilerek maaş üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda, İİK'nun 264. maddesi uyarınca, borçlunun, icra dairesine süresinde yaptığı 18.11.2013 tarihli itirazı alacaklı tarafa tebliğ edilmeden, alacaklının Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/436 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığı görülmektedir.
Bu durumda alacaklının, İİK'nun 264. maddesi çerçevesinde, süresinde itirazın iptali davası açtığının kabulü ile ihtiyati haczin halen geçerli olduğunun anlaşılması karşısında, icra müdürlüğünce, ihtiyati haciz miktarı kadar borçlunun maaşına haciz konulması mümkün olduğundan, mahkemece bu miktarı aşan kısım yönünden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin tümden kabulüne hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.