MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlunun, diğer itirazlarının yanında takibe konu bononun keşide tarihinde tahrifat yapıldığını, tahrifat öncesi keşide tarihinin vadeden daha sonraki bir tarih olduğunu, buna göre senedin kambiyo vasfının bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece, tahrifat iddiası hakkında mâli bilirkişinin yaptığı değerlendirme ile senedin keşide tarihinin 02.11.2011 olduğu kabul edilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
HMK.nun 207. maddesi hükmü gereğince, senetteki düzeltmelerin borçlu (senedi düzenleyen) tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise, inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz halinde ise, yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Öte yandan TTK.nun 690. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 615/3. maddesi gereğince, bononun vade tarihinin, düzenlenme gününden muayyen bir müddet sonraya ait bulunması zorunludur.
Somut olayda, mâli bilirkişinin değerlendirmesi ile yetinilmiş ise de, takip dayanağı bononun düzenlenme tarihinde tahrifat yapıldığı iddiası, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirmektedir.
O halde mahkemece, HMK'nun 266. maddesi uyarınca senetteki tahrifat iddiası yönünden konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy