MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İcra takip dosyasının incelenmesinde, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamsız icra takibinin borçluların yasal sürede itiraz etmeleri üzerine durduğu, alacaklının itirazın iptali istemi hakkında, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11.03.2012 tarihli, 2011/89 E, 2012/24 K. sayılı kararı ile asıl alacak konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, icra takibinin davalılar ..., ... ve ...' ler açısından 290,05 TL; davalılar ... ve ...'ler açısından 159,16 TL faiz alacağı üzerinden devamına, 11.078,80 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği, icra müdürlüğünce 12.06.2013 tarihinde dosya alacağının 22.023,68 TL. olarak hesaplanarak, düzenlenen muhtıranın, borçlular vekiline 14.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin ise 20.06.2013 tarihinde icra mahkemesine yapığı başvuruda, hesaplamaya itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Başvuru bu hali ile icra müdürlüğünce yapılan hesap tablosuna yönelik şikayet niteliğinde olup yasal dayanağı İİK. nun 16. maddesidir. Aynı kanunun 17. maddesine göre; icra mahkemesince şikayetin kabulü halinde, şikayet olunan işlem ya bozulur veya düzeltilir ya da memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21.01.2014 tarihli raporda, dosya alacağının 12.06.2013 tarihi itibariyle 20.971,00 TL olduğu, aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 19.03.2014 havale tarihli ek raporda, borç muhtırası tarihine kadar icra inkar tazminatına 1.228,50 TL, vekalet ücretine 675 TL faiz işlemiş olduğunun bildirildiği, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.07.2014 tarihli raporda ise, şikayete konu muhtıra tarihi itibariyle bakiye dosya borcunun, ..., ... ve ... için 18.298,35 TL olduğu, ... ve ... için 18.483,81 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Bu hali ile her iki bilirkişi raporu arasında çelişki doğmuştur.
Bu durumda bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğundan, mahkemece, çelişkinin giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeden eksik inceleme ile ikinci rapora üstünlük tanınarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, mahkemece İİK.nun 17. maddesi gereğince hesap tablosunun düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirmeyecek biçimde hesap tablosunun tümden iptaline hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy