MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı borçlunun, örnek 10 numaralı ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve tebligattan 25.07.2013 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, ayrıca sair itirazlarını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca ''Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine... yapılır.''
Somut olayda; borçlu adına çıkarılan örnek 10 numaralı ödeme emrinin dağıtıcı tarafından ''muhatap çarşıya gittiğinden evrak aynı işyerinde daimi çalışan ehil ve reşit işvereni ... imzasına tebliğ edildi'' kaydı ile 24.08.2012 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Her ne kadar anılan tebligatta ... işveren olarak gösterilmişse de adı geçen şahsın şikayetçi borçlunun iş ortağı olduğu ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce düzenlenen 07.11.2013 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, tebligatın yapıldığı ...'ın işyerinde devamlı çalışan işçi olmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğuna göre; borçlunun daimi işçisi dışındaki kişiye yapılan ödeme emri tebligatının Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca usulüne uygun olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan, usule aykırı tebliğin hükmü; Tebligat Kanunu'nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, sözü edilen maddelerde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.Hal böyle olunca, mahkemece, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna yönelik şikayetin kabulü ile borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği ''25.07.2013'' tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi ve borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü diğer itirazları incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy