MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında yürütülen genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde; borçlu icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin şehir dışında bulunduğu 26.08.2014 tarihinde kuzenine tebliğ edildiğini, tebligatın yapıldığı tarihte ...'a gittiğini, akabinde ...'da bulunduğunu, 14.09.2014 tarihinde ...'a döndüğünü ileri sürerek gecikmiş itirazın kabulünü talep etmiş, mahkemece; gecikmiş itirazın yurtdışına seyahat engeli kalktığı tarihden 3 gün içersinde yapılması gerektiği, borçlunun başka bir ilde bulunması gerekçesi gösterirerek gecikmiş itirazın 16.09.2014 tarihinde yapılmış olduğu, bu sebeple İİK'nun 65.maddesi uyarınca gecikmiş itiraz şartlarının gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 65. maddesinde; "Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise, paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir" hükmü yer almaktadır. Anılan hükmün uygulanabilmesi için borçluya tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak muhatabın kendisinden kaynaklanmayan bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması gerekir. Bir başka anlatımla gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın varlığıdır.
Borçlunun dilekçesinde; gecikmiş itirazdan söz etmesi sonuca etkili değildir. Zira, 6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi gereğince, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin tesbiti hakimin görevine giren bir konudur (HGK. 5.6.1991-1991/12-258 E-344 K.).
O halde mahkemece, öncelikle ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre tebliğ tarihinde muhatabın adreste bulunup bulunmadığının, borçlunun tebliğ işlemine hangi tarihte muttali olduğunun ve şikayetin süresinde olup olmadığının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken gecikmiş itirazın şartlarının oluşmadığından bahisle istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.