MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, satış ilanı tebliğ işleminin ticaret sicilde kayıtlı adreslerine yapılmadığını ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece, şikayetin reddine ve para cezasına hükmedildiği görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. Bu durumda anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması zorunludur.
Somut olayda, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte, "...." adresine çıkarılan icra emrinin adres bırakmadan taşındığı şerhi ile iade edildiği, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresi araştırılmadan aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre icra emri, kıymet takdir raporu ve son olarak da satış ilanının 03/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Borçlu şirket vekilinin, şirket adresinin "..." olduğunu ileri sürdüğü, mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, borçlu şirketin satış karar tarihi itibariyle, ticaret sicilde kayıtlı adresinin sorularak, gelen cevaba göre gerekli görülmesi halinde belediyeden adreste mahalle değişikliği yapılıp yapılmadığı da araştırılarak, satış karar tarihi itibariyle satış ilanının tebliğ edildiği adresin borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresi olmadığının tespiti halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Davacı-borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy