MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; diğer itrazları ile birlikte çek tazminatı, komisyon ve işlemiş faiz taleplerinin haksız olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece ciro silsilesindeki kopukluk nedeniyle kambiyo vasfı bulunmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklının temyizi üzerine, Dairemizce ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, diğer itirazların incelenmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
6102 Sayılı TTK'nun 783/3. maddesine göre; "Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10'unu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder". Çek keşide eden kimsenin, bu çekin karşılığı olan miktarı, ibraz süresi içerisinde muhatap banka nezdinde bulundurması zorunludur. 6102 sayılı TTK.nun 818/1. maddesinin (g) bendinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 702/1.maddesi gereğince; aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Bu itibarla, keşideci ve aval veren dışında, cirantaların, çek tazminatından sorumlu olmayacakları açıktır. Bu nedenle, borçlu (lehtar) cirantanın çek tazminatına yönelik itirazının kabulü gerekir.
Borçlunun süresinde yaptığı itirazında, işlemiş faize de itiraz ettiği halde, bu konuda mahkemece inceleme yapılarak bir karar verilmediği usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek yetersiz gerekçe ile reddine karar verildiği görülmektedir.
O halde, mahkemece, çek tazminatı yönünden itirazın kabulüne ve işlemiş faiz yönünden ise Yargıtay denetimine elverişli bir inceleme yapılarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy