MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; diğer fesih sebepleri ile birlikte satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu da ileri sürerek, 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlere ilişkin ihalelerin feshi isteminde bulunmuş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmü, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, borçluya yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde; satış ilânının, 19.11.2015 tarihinde; "Aynı konutta kalan kızı ...ün imzasına tebliğ edildi'' açıklaması ile Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Satış ilanının, anılan yasal düzenleme ve yönetmelik hükmü gereği, tebliğ memurunca, muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta kalan kızına tebliğ edilmesi usulsüzdür. Kaldı ki, borçlu tarafından şikayet dilekçesinde, borçlunun kızı ...'ün, aynı apartmanda fakat farklı dairede ikamet ettiği belirtilerek aynı konutta oturmadığı da ileri sürülmüştür. HGK'nun 07/04/1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabileceğinden, tebliğ memurunun tebligatta yazılı şerhteki imzayı kabul etmesi, tebligatı usule uygun hale getirmeyecektir.
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, borçluya satış ilanı tebligatının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeni ile ihalelerin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy