MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, (1) adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; borçlunun, yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz ettiği, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapora dayalı olarak itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
HMK'nun 294/3. maddesi gereğince hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Anılan Kanun'un 297/2. maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, HMK'nun 298/2. maddesinde de; gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması, yargılamanın aleniyeti ve kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ile HMK'nun yukarıda değinilen emredici nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, re'sen gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.
Somut olayda; borçlu tarafından imzaya itiraz ile icra takibinin durdurulması isteminde bulunulmuş, mahkemece, tefhim edilen kısa kararda, davanın kabulüne, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7519 Esas sayılı takibinin iptaline karar verilmiş, gerekçeli kararda ise; davanın kabulüne, takip dosyasında davacı-borçlu yönünden yürütülen takibin İİK'nun 170/3. maddesi gereğince durmasına, davalının açıkça kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun tespit edilememesi nedeni ile kötü niyet tazminatı ile para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu suretle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, HMK'nun 298/2. maddesi uyarınca çelişkinin giderilmesi için bir karar vermekten ibarettir. Bu nedenle, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazları ile alacaklının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy